‘haberler’ kategorisi için Arşiv

Londra 2012 Olimpiyatları’na hazırlanıyor

Çarşamba, 05 Ekim 2011

Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: Londra’da düzenlenecek 2012 Yaz Olimpiyatları’na bir yıldan az bir süre kaldı. İngiltere’nin başkentinde hazırlıklar son hızıyla sürerken, çeşitli dallarda sporcular, Olimpiyat vizesi alabilmek için ter döküyor.

Uluslararası Olimpiyat Komitesi Asbaşkanı ve Almanya Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Thomas Bach, gelecek yılki Yaz Olimpiyatları’na hazırlıklar ve Alman sporcuların hedeflerine ilişkin Deutsche Welle’nin sorularını cevaplandırdı:

Soru: Sayın Bach, Londra’daki hazırlıklarda hangi noktaya gelindi?

Bach: Hazırlıklar harika durumda. Her şey plan dâhilinde işliyor ve harcamalar öngörülen çerçevede yürüyor. Deneme amaçlı düzenlenen müsabakalar da yolunda gidiyor. Gerçekten de fevkalade bir organizasyon bekliyor bizleri.

Bildunterschrift: Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: Thomas Bach
Soru: Yeni inşa edilen spor tesislerini nasıl buluyorsunuz?

Bach: Özellikle spor tesisleri mimarî açıdan oyunların en parlak yanları. Örneğin yeni Olimpiyat Stadyumu harika. Basketbol salonunu gördüğünüz zaman ise, bu tesisin sadece geçici olarak inşa edildiğine inanamıyorsunuz. Hem organizasyon, hem de mimarî açıdan hazırlıklar gerçekten başarılı.

Soru: Olimpiyatlara prova niteliği taşıyan müsabakalar düzenlendiği sırada, İngiltere’den dünyaya yansıyan görüntüler ürkütücüydü. Ateşe verilen arabalar, dükkânları yağmalayan gençler, sosyal karmaşa. Oyunlar ne kadar güvenli olacak?

Bach: İngiltere’deki sosyal gerilimin göstergesi olan bu olayların deneme müsabakalarıyla ve Olimpiyat Oyunları ile bir alakası yok. Biz hem siyasetçilere, hem de tüm dünyaya barışçıl ve İngiltere’ye yakışır oyunlar sunmak isteyen halkın gururuna güveniyoruz. İngiliz yetkililerin bu yönde gereken her önlemi alacağını biliyoruz.

Soru: Son Yaz Oyunları Pekin’de düzenlendi. Londra’daki oyunların farkı ne olacak?

Bach: 2012 Olimpiyatları çok farklı olacak. Bu oyunların her seferinde farklı ülkede düzenlenmesi ve her ev sahibinin kendine özgü bir organizasyon sunması, Olimpiyatları cazip kılan noktalardan biri. Çin’deki gelenekler ile İngiltere’deki gelenekler birbirinden çok farklı. Londra’da geleneklerin ve ilerlemenin el ele olduğu bir karışım bekliyor bizi. Bu karışım bence Olimpiyatları unutulmaz kılan etkenlerden biri olacak.

Bildunterschrift: Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: 2012 Londra Yaz Olimpiyatları maskotları
Soru: Almanya, Pekin’de 16’ısı altın olmak üzere 41 madalya ile klasmanda beşinci olmuştu. 2012 Londra Olimpiyatları için hedefiniz nedir?

Bach: Tabii ki oyunları yine beşinci sırada tamamlama başarısını tekrarlayabilirsek çok seviniriz. Ancak bunun çok zor olacağının bilincindeyiz. Dünya çapında spora bugüne kadar görülmemiş miktarda mali kaynak ve bilgi aktarılıyor. Londra’da devlerin yarışında ön sıralarda yer alabilmek için, bir parça da şansa ihtiyacımız olacak.

Soru: Olimpiyatlar denince, siz şahsen en çok neyi heyecanla bekliyorsunuz?

Bach: Beni en çok sevindiren ve heyecanlandıran, sabahtan judo, öğleyin eskrim, akşam da atletizm karşılaşmalarını izleyebilecek olmam, yani Olimpik yelpazenin her renginin tadını çıkarabilmem. Bugüne kadar hiç başaramasam da, ve gelecek yıl da başarabileceğimi pek sanmasam da, Londra için hedefim, tüm spor dallarını da, yani 28′ini de canlı takip edebilmek. Belki bu sefer hedefime ulaşabilirim, zira beyzbol ve softbol bu sefer oyunlara dâhil olmadığı için, sadece 26 dalda müsabaka yapılacak.

© Deutsche Welle Türkçe

Söyleşi: Olivia Fritz

Çeviren: Aydın Üstünel

Editör: Murat Çelikkafa

İngiltere’da bakan maaşları düşürüldü

Salı, 01 Haziran 2010

İngiltere’de geçen hafta yapılan seçimlerin ardından iktidara gelen koalisyon hükümetinin aldığı ilk kararlardan biri kabinede yer alan bakanların maaşlarında yüzde 5 indirim yapmak oldu.

Bu girişim, rekor bütçe açığının aşağı çekilebilmesi için gerçekleştirildi.

Merkez sağdaki Muhafazakarlar ile Liberal Demokratlar’ın vereceği ilk önemli sınav rekor bütçe açığını aşağı çekmek olacak. Yeni hükümet, İngiltere’nin dev bütçe açığıyla mücadele amacıyla bu yıl acil olarak kamu sektöründen dokuz milyar dolar kesintiye gidileceğini açıklamıştı.

Kabine bu konuda ilk adımı kendi maaşlarıda oynama yaparak attı.

Bakan maaşlarında yapılan indirimin ardından Başbakan David Cameron’un yıllık maaşı 150 bin sterlinden 142 bin 400 sterline düşerken, bakanların eline de 135 bin sterline yakın maaş geçecek.

Ülkenin yeni Başbakanı David Cameron, daha önce de bakanların kabine toplantılarına gelirken cep telefonu kullanmalarını yasaklamıştı. Yeni hükümette ilk kez müslüman bir kadın bakanın yer alması da hükümetin dikkat çeken kararlarından biri oldu.

Kaynak : nationalturk.com

Trafalgar meydanına dev şişede gemi

Cuma, 28 Mayıs 2010

İngiltere’nin başkenti Londra’daki ünlü Trafalgar meydanı, bugünlerde Amiral Nelson’ın heykelinin yanı sıra gemisine ev sahipliği yapıyor.

Sanatçı Ynka Shonibare’nin dev bir cam şişenin içine yerleştirdiği “Şişe içinde Nelson’ın gemisi” adlı eser, meydanın sütunlarından birinin üzerinde yer alıyor ve özellikle turistlerin ilgisini çekiyor.

4 ton ağırlığındaki ve 3 metre uzunluğundaki dev şişe, meydana adını veren 1805 yılındaki Trafalgar Savaşı ve bu savaşta İngiliz donanmasının başında olan Amiral Horatio Nelson’ın anısına yapılmış.

Trafalgar meydanında ayrıca, 1840-43 yılları arasında yapılan Amiral Nelson’ın anıtı, “Nelson sütunu” bulunuyor.

Bu arada tarihte, Adolf Hitler’in İkinci Dünya Savaşında İngiltere’yi işgal etmesi durumunda, “Nelson sütununu” Almanya’nın başkenti Berlin’e taşımak istediğine dair bilgiler yer alıyor.
kaynak:cnnturk.com

İngiltere’nin başkenti Londra’da 2012 yılında yapılacak olimpiyat oyunlarının maskotları belli oldu.

Perşembe, 20 Mayıs 2010

Olimpiyatların organizatörleri, ”Wenlock” ve ”Mandeville” adlı iki çizgi film animasyon karakterini 2012 Londra Olimpiyat Oyunları için maskot olarak belirledi.

Çocukların ve gençlerin hedef kitle olarak seçildiği maskotlarla olimpiyatların ve paralimpik oyunların tarihi anlatılacak. Karakterlerin isimleri için, 19. yüzyılda spor oyunlarına evsahipliği yapan Shropshire şehrinin ”Much Wenlock” köyü ile paralimpik oyunların doğduğu bölge olan Buckinghamshire’daki ”Stoke Mandeville” hastanesinin adından esinlenildi.

Bu arada, olimpiyatlar için belirlenen her iki çizgi karakter için de internetteki sosyal iletişim ağları olan Facebook ve Twitter’da sayfalar açılacak.

kaynak:zaman.com.tr

İngiltere vizesi için gerekli evraklar

Çarşamba, 19 Mayıs 2010

1. Öğrenci Ziyaretçi Vizesi için Gerekli Evraklar

• 1 yıl geçerliliği olan pasaport
• Varsa eski pasaportlarınız
• 2 adet arkası beyaz fonlu fotoğraf
• Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği
• Öğrenci belgesi veya mezunsanız diplomanız (orijinal)
• Size veya sponsorunuza ait maddi durumu gösterir belgeler ;
o Banka hesap cüzdanı (orijinal) (son 2 aya ait hesap işlemleri)
o Banka referans yazısı (orijinal) (son 2 aya ait hesap işlemleri)
o Son2 ay içerisinde hesaplarda yüklü bir giriş varsa bu paranın kaynağını belgelemeniz gerekmektedir.
• Siz veya Sponsorunuz ;
o İşveren ise ;
 Vergi Levhası (fotokopi)
 İmza Sirküleri (fotokopi)
 Ticaret Sicil Gazetesi (fotokopi)
 Faaliyet Belgesi (orijinal)
o Çalışıyorsanız ;
 Çalıştığınız şirketten eğitim göreceğiniz tarihler süresince izinli olduğunuzu ve dönüşte aynı şirkette işinize devam edeceğinize dair şirket antetli kağıdına yazılmış dilekçe
 Çalıştığınız şirkete ait;
• Vergi Levhası (fotokopi)
• İmza Sirküleri (fotokopi)
• Ticaret Sicil Gazetesi (fotokopi)
• Faaliyet Belgesi (orijinal)
 Şirket Evraklarının İngilizce’ye tercümesi gerekmektedir.
o Emekli ise, emekli karnesi fotokopisi
• Siz veya sponsorunuzun Mal varlığı varsa bunları kanıtlayan belgeler (fotokopi)
• Varsa İngilizce bilginizi gösterir kanıt
• 18 Yaşından küçükler için muvafakatname
• Öğrenci değilseniz, askerlik durumunuzu gösteren belge (fotokopi) (İngilizce tercümesi zorunludur)

2. Öğrenci Vizesi için Gerekli Evraklar ( Point Based System – Tier 4 )

• 1 yıl geçerliliği olan pasaport
• Varsa eski pasaportlarınız
• 2 adet arkası beyaz fonlu fotoğraf
• Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği (İngilizce tercümesi zorunludur)
• Öğrenci belgesi veya mezunsanız diplomanız (orijinal) (İngilizce tercümesi zorunludur)
• En az Intermediate seviyede İngilizce bilgisi olduğunu gösterir kanıt
o Hazırlık okuduğunuza ve geçtiğinize dair belge,
o Dil kursu sertifikası (üzerinde seviye yazması gerekir )
o TOEFL, IELTS, BULATS v.s. gibi sınav sonuçları
• Gidecek kişi adına veya ailesinin adına banka hesabı. Hesapta bulunması gereken rakam;
 9 aya kadar kurs kayıtlarında ;
• Londra içi bölgeler için ; Gidilecek ay X 800 GBP
• Londra dışı bölgeler için ; Gidilecek ay X 600 GBP
 9 aydan fazla kurs kayıtlarında ;
• Londra içi bölgeler için 7200 GBP
• Londra dışı bölgeler için 5400 GBP
 Okul ücreti okula ödenmediyse okul ücreti
 Uçak bileti ücreti
 Yukarıda ki evraklar dışında bir evrak kabul edilmemektedir.
 Bütün evraklar yeminli tercüman tarafından İngilizce’ye çevrilmiş olmalıdır. Noterden onaylı olmasına gerek yoktur.

Türk kızından büyük başarı

Salı, 18 Mayıs 2010

Türk kızı Lara Ömeroğlu, BBC’nin düzenlediği ‘Yılın Genç Müzisyeni’ yarışmasında birinci oldu. 16 yaşındaki Lara, finalde Chopin’in C sharp minor etüdünü seslendirdi

BBC televizyonunun 32 yıldır düzenlediği “Yılın Genç Müzisyeni” yarışmasını 16 yaşındaki Türk kızı Lara Ömeroğlu kazandı. Cardiff’de düzenlenen ve TV’den naklen yayınlanan finalde Lara, Chopin’in “Etude in C sharp minor” bestesiyle müthiş bir performans sergileyerek, jüriden tam puan aldı ve birinci ilan edildi. 300 kişinin katıldığı yarışmada ilk elemelerde 25 kişi arasına kalan ve daha sonra piyano kategorisinde ilk 5′e giren Lara, BBC’den naklen yayınlanan final sonunda “Yılın Genç Müzisyeni” ödülünü gözyaşları içinde aldı. Genç kızın kendisi gibi müzik dahisi ablası Melis de kardeşinin başarısı karşısında gözyaşlarına hakim olamadı. Müzik otoriteleri, Ömeroğlu kardeşlerin ilerisi için olağan üstü ümit vaat ettiğini belirtiyor. Birçok yarışmada sayısız ödül alan ve ‘Franz Liszt Genç Piyanistler’ yarışmasında İngiltere’yi temsil eden Lara’nın yarışmayı kazanması, Britanya’daki Türk toplumu arasında sevinç yarattı.

EN BÜYÜK HAYALİ BİR CD ÇIKARMAK

Şubat ayında Londra Büyükelçisi Yiğit Alpogan’ın eşi Bernev Alpogan’ın himayesinde elçilik rezidansında ablası Melis Ömeroğlu ile konser veren Lara’yı ilk kutlayan da ablası oldu. Yüzmede de birçok başarıya imza atan Lara’nın en büyük hayali, kendisine ait CD kaydetmek.

Ablasından öğrendi

Müzik çevrelerinin ‘dahi’ olarak kabul ettiği Lara, 6 yaşından beri piyano çalıyor, 8 yaşından bu yana da viyola öğreniyor. Halen dünyanın sayılı müzik okullarından Royal College of Music’e (Kraliyet Müzik Okulu) devam eden Lara, piyanoya ilk ablası Melis’in etkisiyle başladı.

kaynak:8sutun.com

İngiltere’de kül sonrası uçuş yasağı hafifliyor

Pazartesi, 17 Mayıs 2010

İngiltere’deki havaalanlarına, İzlanda’daki yanardağ patlamasından sonra oluşan kül bulutları nedeniyle getirilen uçuş yasağı hafifletiliyor.

İngiliz Ulusal Hava Trafik Servisinden yapılan açıklamada, daha önce uçuşa yasak bölge içinde yer aldığı duyurulan Heathrow ile Gatwick havaalanlarının, bugün yerel saatle 07.00′den (TSİ 09.00) itibaren uçuşa yasak bölgeler arasından çıkarılacağı bildirildi.

Açıklamada, buna karşın söz konusu havaalanlarındaki bazı kısıtlamaların, uçuş yasağı ilan edilen bölgeye yakın olmaları nedeniyle uygulanmaya devam edeceği belirtildi.

Kaynak:hurriyet.com.tr

Yeni İngiliz hükümeti, Türkiye’nin AB sürecini destekliyor

Cumartesi, 15 Mayıs 2010

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ilk defa koalisyon hükümeti kuran İngiltere’de hükümette yer alan Muhafazakârların lideri David Cameron’un Avrupa Birliği’ne karşıtlığından dolayı, Türkiye’nin AB’de geleneksel dostu olan İngiltere’nin bu siyasetini değiştirip değiştirmeyeceği tartışma konusu oldu.
Seçimleri üçüncü sırada bitiren Nick Clegg başkanlığındaki koalisyon ortağı Liberal Demokratlar ise AB’ye entegrasyondan yana. Today’s Zaman’a konuşan yabancı uzmanlar AB konusunda birbirine zıt siyaseti izleyen iki partinin uzlaştıkları noktanın Türkiye’nin AB’ye üye olması olduğunu belirttiler.
Muhafazakar Parti’nin seçim kampanyası dönemindeki parti programında AB’nin kapılarının Türkiye’nin de aralarında bulunduğu, AB’ye katılmak isteyen, katılım kriterlerini karşılamak zorunda olan ülkelere açık olması için baskı yapmalarının gerekliliğinden bahsediliyordu. Avrupa Politika Merkezi (EPC) uzmanlarından Amanda Paul, yeni İngiltere Başbakanı Cameron’un Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerini etkilemeyeceğini, İngiltere’deki bütün siyasi kesimlerin Türkiye’nin AB üyeliğini desteklediği yorumunda bulundu. İngiliz uzmanlardan Dennis Sammut da yeni hükümetin büyük bir ihtimalle Türkiye’nin AB üyeliğine destek çıkacağını tahmin ettiğini söyledi. Fakat İngiltere’de Türk vatandaşlarının çalışma vizesi almasını kolaylaştıracak kararlarla ilgili belki gecikmelerin olabileceğini de sözlerine ekledi.
Bunun yanı sıra uluslararası ilişkiler konusunda danışmanlık hizmeti veren ‘bağımsız diplomat’ isimli örgütün Brüksel başkanı Nicholas Whyte İngiltere’de çoğu siyasilerin Türkiye’nin AB üyeliği için avukatlık yaptığını, Türkiye bağlamında eski ve yeni hükümet arasında bir farkın olacağını düşünmediğini belirtti. Hükümetin koalisyon olduğundan dolayı İngiltere’nin Türkiye’ye bakışının halen muğlak olduğunu vurgulayan Brüksel merkezli Dış Siyaset Merkezi’nin (FPC) politika direktörü Adam Hug ise İngiltere’nin Türkiye’nin dostu olmaya devam ederek üyelik sürecini destekleyeceğini fakat AB’deki etkisinin azalacağını iddia etti.
Koalisyon hükümetini “büyük bir belirsizlik” olarak niteleyen Avrupa Reform Merkezi’nin (CEP) Başkan Yardımcısı Katinka Barysch, hem Muhafazakârların hem de Liberal Demokratların AB’nin genişlemesinden yana olduğunu söyledi. Muhafazakârların Liberal Demokratlarla güç paylaşmak zorunda kaldığını vurgulayan Barysch, bunun Cameron’un AB karşıtlığını düşüreceğini ve dolayısıyla da AB ile ilişkilerinin iyileşeceğini bildirdi. Barysch, “İngiltere’nin AB ile iyi ilişkiler içinde olması Türkiye açısından iyi bir şey çünkü İngiltere hâlâ Türkiye’nin en iyi dostlarından birisi.” dedi.
Today’s Zaman gazetesinin köşe yazarlarından Andrew Finkel da, İngiltere’deki bütün partilerin geleneksel olarak Türkiye yanlısı olduğunu, ancak yeni hükümetin göçmenlerle ilgili sert bir tavır takındığını hatırlatarak, bunun da Türk vatandaşlarına uygulanan sert vize rejiminde kolaylaştırmaya gidilmemesi ile sonuçlanacağını iddia etti.

kaynak:zaman.com.tr

Açıköğretimliye Avrupa yolu

Cuma, 14 Mayıs 2010

Öğrenci sayısı bir milyonu aşan Anadolu Üniversitesi, İngiltere’deki Greenwich Üniversitesi ile işbirliği anlaşması imzaladı.
2 yıllık açıköğretim programında okuyan öğrencilerin dikey geçişle İngiltere’ye gidip 4 yıllık fakülte bitirebileceği belirtildi…

Anadolu Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Davut Aydın, İngiltere’deki Greenwich Üniversitesi ile anlaşma yaptıklarını belirterek “2 yıllık açıköğretim programlarında okuyanlar dikey geçiş yaparak İngiltere’de fakülte bitirebilecek” dedi. Prof. Dr. Aydın, açıköğretim sisteminde öğrenim gören başarılı öğrencilerin örgün programlara geçmesi gerektiğini ifade etti. YÖK’le yapılan işbirliği sonunda açıköğretim sisteminde okuyan lisans öğrencilerine, tüm Türkiye genelinde örgün öğretim yapan dallara geçiş imkanı sağladıklarını hatırlatan Aydın, “Bu 1 milyonun üzerinde öğrencisi olan Anadolu Üniversitesi için büyük bir çalışma” dedi.

80’İ GEÇMEK YETERLİ

Öğrencilerin başarılı olmaları durumunda yatay geçiş imkanına kavuşacaklarına işaret eden Aydın, giriş puanı ne olursa olsun açıköğretim sisteminde okuyan öğrencilerin, puanlarını 80 ve üzerinde tutmaları durumunda ilgili dalda yatay geçiş yapabileceklerini kaydetti. Aydın, İngiltere Greenwich Üniversitesi ile yaptıkları anlaşmanın içeriğini şöyle anlattı: “Anadolu Üniversitesi’nde 2 yıllık programlarımızda okuyan öğrencilerimiz İngiltere’de dikey geçiş yapabilecek. Öğrencilerimiz 16 hafta İngilizce hazırlık eğitimi aldıktan sonra İngiltere’de 3. ve 4. sınıflarını okuyarak lisans tamamlayabilecek. Uygulama bu yıl devreye girecek.” Aydın, bu uygulamanın diğer ülkelerdeki üniversitelere de yayılacağını aktardı.

EN ETKiLi SiSTEM

Akademisyen yetiştirme konusunda açıköğretimin en etkili sistem olduğunu kaydeden Prof. Dr. Davut Aydın, Türkiye’deki öğretim üyesi açığının kapatılmasında açıköğretim sisteminin kullanılması gerektiğini vurguladı. Aydın, yaşam boyu öğrenme kavramı çerçevesinde, meslek sahibi olmak, kendisini yenilemek isteyenlere eğitim hizmetlerini götürmek zorunda olduklarını belirtti.

kaynak:bugun.com.tr

Açıköğretim öğrencilerine İngiltere Müjdesi

Perşembe, 13 Mayıs 2010

Anadolu Üniversitesi (AÜ) Rektörü Prof. Dr. Davut Aydın, İngiltere’deki Greenwich Üniversitesi ile yaptıkları anlaşmayla 2 yıllık programlarda okuyan öğrencilerin İngiltere’de, dikey geçiş yaparak eğitim görme imkanına sahip olduklarını bildirdi.

Prof. Dr. Aydın, yazılı açıklamasında, İstanbul, Ankara ve İzmir dışında Anadolu’da ilk yüksek öğretim kurumunun Milli Eğitim Bakanlığı da yapan Prof. Dr. Orhan Oğuz tarafından 1958 yılında Eskişehir’de kurulduğunu anımsattı.

AÜ’nün 1993 yılında ikiye bölündüğünü ve içinden Eskişehir Osmangazi Üniversitesinin çıktığını ifade eden Prof. Dr. Aydın, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve AÜ olarak kentte 60 bin öğrenciye eğitim verdiklerini vurguladı.

AÇIKÖĞRETİMDEN ÖRGÜN EĞİTİME GEÇİŞ

Prof. Dr. Aydın, açıköğretim sisteminde öğrenim gören başarılı öğrencilerin örgün programlara geçeceğine de değinerek, şu bilgileri verdi:

“Yaklaşık 26 yıldan bu yana Açıköğretim Fakültesi’ne giren öğrenci bu sadece fakülteden mezun oluyordu. Biz açıköğretim sistemini tepeden tırnağa yeniden yapılandırıyoruz. Sistemi daha kaliteli hale getirmeye çalışıyoruz. Yaşam boyu eğitim felsefesi içinde, en son teknolojiyi kullanan yeni bir süreci başlattık. Bu sürecin içinde en önemli değişikliklerden biri de yatay ve dikey geçiş yolunun açılması. YÖK’le yaptığımız işbirliği sonunda açıköğretim sisteminde okuyan lisans öğrencilerine, tüm Türkiye genelinde örgün öğretim yapan dallara geçiş imkanı sağladık. Bu 1 milyonun üzerinde öğrencisi olan Anadolu Üniversitesi için büyük bir çalışma.”

Öğrencilerin başarılı olmaları durumunda yatay geçiş imkanına kavuşacaklarına işaret eden Prof. Dr. Aydın, puanı ne olursa olsun açıköğretim sisteminde okuyan öğrencilerin, puanlarını 80 ve üzerinde tutmaları durumunda ilgili dalda yatay geçiş yapabileceklerini kaydetti.

Prof. Dr. Aydın, öğrencilerin merkezi sistemde almış oldukları puanlar yatay geçiş yapacağı üniversitenin taban puanının üzerinde olması durumunda 80 puanın altında bile olsa geçiş yapılabileceklerini bildirerek, bunun devrim niteliğinde bir çalışma olduğunu ifade etti.

Fırsat eşitliği getirip başarılı öğrencilerin önünü açtıklarını kaydeden Prof. Dr. Aydın, yatay geçişlerin 2. ve 3. sınıflarda gerçekleştirilebileceğini, şu anda 12 ayrı programda ilgili üniversitelere yatay geçiş imkanının sağlandığını belirtti.

DİKEY GEÇİŞLE İNGİLTERE’DE EĞİTİM İMKANI

Prof. Dr. Aydın, İngiltere’de Greenwich Üniversitesi ile yaptıkları anlaşmanın içeriğini şöyle anlattı:

“Anadolu Üniversitesinde 2 yıllık programlarımızda okuyan öğrencilerimiz İngiltere’de dikey geçiş yaparak eğitim görme imkanına sahip oldular. Öğrencilerimiz 16 hafta İngilizce hazırlık eğitimi aldıktan sonra, İngiltere’de 3. ve 4. sınıflarını okuyarak lisans tamamlayabilecekler. Uygulama bu yıl devreye girecek. Çalışmamızı diğer ülkelerdeki üniversitelerle de genişletmeye çalışacağız. Böylece Açıköğretim sistemine giren öğrencilere yeni bir anlayış içinde gerek yurt içinde gerekse yurt dışında yeni fırsatlar sunduk. Yani başarılı öğrencilerimize katkıda bulunma imkanlarını getiriyoruz.”

Öğretim üyesi yetiştirme konusunda açıköğretimin en etkili sistem olduğunu kaydeden Prof. Dr. Aydın, Türkiye’deki öğretim üyesi açığının kapatılmasında açıköğretim sisteminin kullanılmasının gerektiğini; yaşam boyu öğrenme kavramı çerçevesinde, meslek sahibi olmak, kendisini yenilemek isteyenlere eğitim hizmetlerini götürmek zorunda olduklarını vurguladı.

Kaynak : internethaber.com

Avrupa üzerindeki uçuş yasağı gevşetildi

Salı, 20 Nisan 2010

AB ulaştırma bakanları, bugün sabah TSİ 09.00′dan itibaren Avrupa hava sahasındaki uçuş yasağını gevşetme konusunda anlaştı. İzlanda’daki Eyyafyallayöküll yanardağında ise patlamalar düzenli olarak sürüyor.

İzlandalı meteoroloji yetkilisi Sigtrudur Arnsdottir, yanardağdaki faaliyetlerin tıpki dün olduğu gibi devam ettiğini, dün gece aldıkları bilgiye göre, yanardağda daha fazla lav olduğunu söyledi.

Meteoroloji uzmanı Bjorn Einarsson da Arnsdottir’in açıklamasını destekleyerek, yanardağda daha fazla lav görülmesinin, volkanın daha az kül üreteceği anlamına geldiğini ifade etti.

Einarsson, yanardağdaki sarsıntıların biraz arttığını, ancak bunun kül bulutlarının miktarıyla ilgili ipucu vermeyeceğini belirterek, yanardağdaki faaliyetlerin lav üreten patlamalara dönüştüğünün altını çizdi.

Einarsson, bir saat önce aldıkları habere göre, kül bulutlarının yüksekliğinin 5 bin metreye düştüğünü, bunun da kül bulutlarının alçaldığını gösterdiğini kaydetti.

Kül bulutlarının 6 bin metreden başlayıp 10 bin metreye kadar çıktığı bildiriliyordu.

Avrupa hava sahası açılıyor

Kül bulutu 5 gün büyük kısmı kapalı olan Avrupa hava sahası kısmen açıldı. Buna karşılık İngiltere hava trafiği yetkilileri ülkeye yeni bir kül bulutunun yaklaştığı uyarısında bulundu.

Hollanda’nın Amsterdam kentinden havalanan 3 uçak New York, Şanghay ve Dubai’ye uçtu.

Alman havayolu Lufthansa da dün gece Frankfurt havaalanından bazı uçuşların yapıldığını açıkladı. Lufthansa’nın Air Berlin ile birlikte gerçekleştirdiği uçuşlar, dünyanın farklı bölgelerinde mahsur kalan Alman vatandaşlarını ülkelerine döndürme amacıyla özel izinle yapıldı. Lufthansa sözcüsü Uzak Doğu, Afrika ve Amerika kıtasından toplam 15 bin yolcu taşımayı hedeflediklerini açıkladı.

Fransa’nın başkenti Paris’teki havaalanlarında sınırlı sayıda uçuş başlıyor. Paris’teki Charles de Gaulle havaalanından perşembe gününden bu yana ilk uçuş New York JFK havaalanına yapılacak.

İngiltere’nin kuzeyindeki hava sahası kısmen açılırken, meteoroloji yetkileri ülke üzerine yaklaşmakta olan yeni kül bulutları konusunda uyarıyor. İskoçya ve ülkenin kuzeyindeki Edinburgh, Glasgow, New Castle gibi havaalanlarından uçuşlara bu sabah başlandı. Ülkenin orta kesimlerindeki Manchester gibi havaalanlarından uçuşlara ise yerel saatle 13.00′da (TSİ 15.00) başlanması beklenirken, Türkiye’den de çok sayıda kişinin seyahat ettiği başkent Londra çevresindeki Heathrow, Gatwick, Stansted, Luton gibi havaalanları hala kapalı.

Donanmaya ait 3 gemi de dünyanın çeşitli yerlerinde mahsur kalan İngiliz vatandaşlarını ülkeye getirmek için yolladığını açıkladı.

Gemilerden biri, Afganistan’dan dönen İngiliz askerlerini İspanya’dan getirecek. Times gazetesi İngiltere hükümetinin, dünyanın dört bir yanında mahsur kalan yaklaşık 150 bin vatandaşını ülkeye getirmek için donanmaya ait üç gemiyi yola çıkarmaya hazırlandığını yazdı.

İspanya da kül bulutunun Avrupa’da hava trafiğini engellemesi nedeniyle mağdur durumda kalan 200 bin kadar İngiliz’e kolaylık sağlanacağını bildirdi.

Norveç ise, İzlanda’daki volkandan kaynaklanan kül bulutu nedeniyle ülkenin güneybatısındaki hava sahasını yeniden kapattı.

Sınırlamalar gevşedi

Telekonferans yöntemiyle bir araya gelen Avrupa Birliği ulaştırma bakanları, hava trafiğine yönelik bazı sınırlamaları gevşetme kararı aldı. Avrupa hava sahasını 3′e bölen bakanlar, bunlardan birinin tamamen kapalı olmasına, diğerinin sınırlı kullanımına, diğerinin de tüm uçuşlara açık olmasına karar verdi.

Buna göre, volkana yakın olan ve risk derecesi yüksek olan bölgede hava trafiğine izin verilmeyecek. Volkana daha uzak bölgede bulunan coğrafi alanlarda ise Eurocontrol’ün koordinasyonunda aşamalı olarak önlemler azaltılacak. Ancak herhangi bir olumsuz gelişme halinde hava sahasının yeniden kapatılması kararı alınabilecek. Volkanın püskürttüğü küllerin etkisinin olmadığı alanlarda ise uçuşlar normal şekilde devam edecek.

Bu uygulama sayesinde bugünden itibaren uçuş sayısı artmaya başladı.

AB Komisyonu’nun ulaştırmadan sorumlu Başkan Yardımcısı Siim Kallas, ulaştırma bakanlarının telekonferans toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Eurocontrol tarafından detayları açıklanacak kararın hava yolu güvenliğinden taviz verildiği anlamına gelmediğini söyledi.

Bu arada AB Komisyonu, hava yolu trafiğini felç eden volkanik kül bulutu nedeniyle vize süresi dolduğu halde geri dönemeyen üçüncü ülke vatandaşlarına mühlet tanınmasını talep etti.

İçişlerinden sorumlu AB Komisyonu Üyesi Cecilia Malmström, “AB’yi ziyaret eden birçok yabancı ülkelerine dönemezken, vize sürelerinin dolması nedeniyle endişe yaşıyor. Temin ederim ki, onlar AB’de yasa dışı kalıyor gibi değerlendirilmeyecek ve vize sürelerini uzatmaları istenmeyecek” dedi.

AB Komisyonu bu kapsamda üye ülkelerden, vize süresi dolan yabancılara hava yolu trafiği normale dönene dek istisna tanınmasını ve hava yollarının çalışmaması nedeniyle istemedikleri halde AB’ye giren transit yolculara, mücbir sebep hükmü uyarınca sınır kapılarında vize verilmesini istedi.

IATA’dan eleştiri

Dünyadaki tüm havayolu şirketlerini temsil eden örgüt IATA, volkanik küller nedeniyle hava sahalarını uçuşa kapatan Avrupa hükümetlerini eleştirdi. Uluslararası Hava Ulaşımı Birliği, IATA’nın başkanı Giovanni Bisignani, “Bu Avrupa’nın bir utancıdır ve Avrupa’nın yol açtığı bir karmaşadır” dedi.

Beşinci günü geride bırakan krizden milyonlarca yolcu etkilendi.

Fransız demiryolu şirketi SNCF, bu hafta boyunca Paris ve Londra arasında 80 bin ek yolcu kapasitesi ve indirimli fiyatlarla yolculuk imkanı sağlanacağını açıkladı.

Avrupa havacılık kontrol örgütü Eurocontrol, pazartesi günü boyunca tarifeli uçuşların sadece yüzde 30 kadarı yani 8-9 bin kadarının yapılabildiğini bildirdi. Pazar günü de normalde yapılması gereken 24 bin uçuşun 5 bini yapılabildiği hatırlatıldı.IATA başkanı Bisignani, havacılık sektörünün şu anda karşı karşıya olduğu krizin büyüklüğünün, 11 Eylül saldırıları sonrasında karşılaşılandan daha büyük olduğunu söyledi.

Financial Times uçuş yasağı kararlarını alan havacılık otoritelerine yönelik eleştirileri yayınlarken Avrupa Komisyonu yetkililerinden birinin, uçuş yasağı kararı için kullanılan ölçüm yönteminin bilimsel kesinlikten çok tahminlere dayandığını itiraf ettiğini yazan gazete zarara uğrayan havayollarının hükümetlerden tazminat isteyebileceğini aktardı.

NATO’dan üst düzey bir Amerikalı yetkili, kül bulutunun etkili olduğu alanlarda devriye uçuşu yapan F-16′ların motorlarında cama benzer çökeltiler tespit edildiğini söyledi.

İttifak uçaklarının kül bulutundan zarar gördüğüne yönelik bilgiler konusunda yorum yapmaktan kaçınan NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, küllerin mevcut operasyonlar ve üye ülkelerin güvenliğini etkilemediğini söyledi. Rasmussen’in, “F-16′lar konusunda bilgim yok” demesi ise oldukça dikkat çekti.

Kaynak : CnnTurk